8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 62-63-64-65-66. Cevapları MEB Yayınları
Unit 4 On the Phone Cevapları: 62-66. Sayfa
Unit 4 On the Phone: Bu sayfalarda telefon diyaloglarını dinledik, telaffuz ve kelime bulmacasıyla pratik yaptık, restoran siparişi ve ürün iade diyaloglarını işledik.
Sonraki Sayfalar: 67-68-69-70
İçindekiler
8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 62 Cevapları MEB Yayınları
1. Listen to the dialogues and fill in the blanks with the words and phrases. There is one extra.
Çeviri: Diyalogları dinleyin ve boşlukları kelime ve ifadelerle doldurun. Bir tane fazladan var.
1. diyalog kelimeleri: hold on (beklemek), engaged (meşgul), extension (dahili hat), leave a message (mesaj bırakmak), put you through (bağlamak)
Cevap:
The caller: Good evening. I’m Henry Williams. May I speak to your company manager, please? (İyi akşamlar. Ben Henry Williams. Şirket müdürünüzle konuşabilir miyim, lütfen?)
Secretary: Please, (1) hold on a second. I’ll (2) put you through, Mr. Williams. I’m sorry, but the line is (3) engaged. Would you like to (4) leave a message? (Lütfen bir saniye bekleyin. Sizi bağlayacağım, Bay Williams. Üzgünüm ama hat meşgul. Mesaj bırakmak ister misiniz?)
The caller: No, thanks. I’ll call back later. (Hayır, teşekkürler. Daha sonra tekrar ararım.)
Kullanılmayan (fazladan) kelime: extension (dahili hat)
2. diyalog kelimeleri: available (müsait), bad line (kötü hat), hang on (beklemek), pick up (telefonu açmak), memo (not)
Cevap:
Jack: Hi, Brad. This is Jack. I called your brother, but he didn’t (5) pick up the phone. May I speak to him if he’s at home? (Selam Brad. Ben Jack. Kardeşini aradım ama telefonu açmadı. Evdeyse onunla konuşabilir miyim?)
Brad: Sorry, I can’t hear you well. It’s a/an (6) bad line I think. Can you speak again, please? (Üzgünüm, seni iyi duyamıyorum. Sanırım hat kötü. Tekrar söyler misin, lütfen?)
Jack: This is Jack. May I speak to Tom, please? (Ben Jack. Tom’la konuşabilir miyim, lütfen?)
Brad: Hi Jack! (7) Hang on a second, please. I’ll check. I’m sorry, Jack. He isn’t (8) available at the moment. Would you like to leave a message? (Selam Jack! Bir saniye bekle, lütfen. Bakayım. Üzgünüm Jack. Şu anda müsait değil. Mesaj bırakmak ister misin?)
Jack: Yes, please. Tell him to call me as soon as possible. (Evet, lütfen. Ona en kısa sürede beni aramasını söyle.)
Kullanılmayan (fazladan) kelime: memo (not)
2. Listen again and match the halves of the statements. There is one extra.
Çeviri: Tekrar dinleyin ve cümlelerin yarılarını eşleştirin. Bir tane fazladan var.
A) because the connection is bad. (çünkü bağlantı kötü.)
B) leave a message. (mesaj bırak.)
C) because he isn’t available at the moment. (çünkü şu anda müsait değil.)
D) because he’s talking with someone else. (çünkü başka biriyle konuşuyor.)
E) because he asks for the extension number. (çünkü dahili hat numarasını istiyor.)
Cevap:
1. Mr. Williams can’t speak to the manager (Bay Williams müdürle konuşamıyor) → D
2. Mr. Williams doesn’t want to (Bay Williams istemiyor) → B
3. Jack can’t talk to Tom (Jack, Tom’la konuşamıyor) → C
4. Jack repeats the same sentence (Jack aynı cümleyi tekrarlıyor) → A
Kullanılmayan (fazladan) yarı: E) because he asks for the extension number. (çünkü dahili hat numarasını istiyor.)
8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 63 Cevapları MEB Yayınları
Pronunciation (Telaffuz)
Listen and repeat the words.
Çeviri: Dinleyin ve kelimeleri tekrar edin.
Cevap:
- company /ˈkʌmpəni/ (şirket)
- hear /hɪər/ (duymak)
- engaged /ɪnˈgeɪdʒd/ (meşgul)
- available /əˈveɪləbl/ (müsait)
- through /θruː/ (vasıtasıyla, aracılığıyla)
- moment /ˈməʊmənt/ (an)
- later /ˈleɪtər/ (daha sonra)
- possible /ˈpɒsəbl/ (mümkün)
3. Find the phrases in the puzzle.
Çeviri: İfadeleri bulmacada bulun.
Cevap: Bulmacadaki 7 ifadenin tamamı bulundu:
- call back (geri aramak)
- speak up (sesini yükseltmek)
- pick up (telefonu açmak)
- hold on (beklemek)
- put through (bağlamak)
- hang on (beklemek)
- hang up (telefonu kapatmak)
4. Imagine the situations below. What would you say?
Çeviri: Aşağıdaki durumları hayal edin. Ne söylerdiniz?
Kitaptaki örnek: The caller wants you to connect him to the manager. “I will put you through to the manager.” (Arayan kişi onu müdüre bağlamanızı istiyor. “Sizi müdüre bağlayacağım.”)
Cevap:
1. The phone rings but you’re busy. You ask your sister to answer it. (Telefon çalıyor ama meşgulsünüz. Kız kardeşinizden açmasını istiyorsunuz.)
Cevap: “Can you pick up the phone, please?” (“Telefonu açar mısın, lütfen?”)
2. You’re speaking with a friend on the phone, but you can’t hear him well. (Telefonda bir arkadaşınızla konuşuyorsunuz ama onu iyi duyamıyorsunuz.)
Cevap: “I’m sorry, I can’t hear you well. Can you speak up, please?” (“Üzgünüm, seni iyi duyamıyorum. Sesini yükseltebilir misin, lütfen?”)
3. The phone rings, the caller wants to speak with your father. You ask him to wait for a while. (Telefon çalıyor, arayan kişi babanızla konuşmak istiyor. Ondan bir süre beklemesini istiyorsunuz.)
Cevap: “Could you hold on for a second, please?” (“Bir saniye bekler misiniz, lütfen?”)
8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 64 Cevapları MEB Yayınları
Lead İn (Giriş)
Why do you phone a call center? Tick the reasons.
Çeviri: Bir çağrı merkezini neden ararsınız? Sebepleri işaretleyin.
Cevap:
- to book a travel ticket (seyahat bileti ayırtmak için) → ✓
- to ask for more gigabytes for the Internet (internet için daha fazla gigabayt istemek için) → ✓
- to report an emergency (acil bir durumu bildirmek için) → ✓
- to complain about a damaged product (hasarlı bir ürün hakkında şikayet etmek için) → ✓
- to make an appointment (randevu almak için) → ✓
- to inform about a delivery problem (bir teslimat sorununu bildirmek için) → ✓
- to check your bank account (banka hesabınızı kontrol etmek için) → boş
- to learn about an unknown phone number (bilinmeyen bir telefon numarasını öğrenmek için) → boş
1. Read the dialogue and write a similar one using the role cards below.
Çeviri: Diyaloğu okuyun ve aşağıdaki rol kartlarını kullanarak benzer bir diyalog yazın.
Kitaptaki örnek:
Travel Agent: Good morning, Flightex Travel. How can I help you? (Günaydın, Flightex Travel. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Customer: Good morning, I’d like to book a flight from İstanbul to Madrid on 22nd March. (Günaydın, 22 Mart’ta İstanbul’dan Madrid’e bir uçuş ayırtmak istiyorum.)
Travel Agent: Can I have your name, please? (Adınızı alabilir miyim, lütfen?)
Customer: Isabel Garcia. (Isabel Garcia.)
Travel Agent: Will that be a one way or round trip? (Tek yön mü yoksa gidiş-dönüş mü olacak?)
Customer: I’ll have a single ticket, please. (Tek gidiş bilet alacağım, lütfen.)
Travel Agent: Hang on a minute, I’ll check. (A few seconds later) Is 9 a.m. flight OK for you? (Bir dakika bekleyin, kontrol edeceğim. (Birkaç saniye sonra) Saat 09.00 uçuşu sizin için uygun mu?)
Customer: Yes, thank you. (Evet, teşekkür ederim.)
Travel Agent: You’re welcome. Mrs Garcia, your flight is booked. Please confirm your ticket on the Internet in seven days. Have a good flight. (Rica ederim. Bayan Garcia, uçuşunuz ayırtıldı. Lütfen biletinizi 7 gün içinde internetten onaylayın. İyi uçuşlar.)
Student A: You’re the customer. You want to book a train ticket from London to Southampton. (Müşterisiniz. Londra’dan Southampton’a bir tren bileti ayırtmak istiyorsunuz.)
Student B: You’re the travel agent. Ask some questions to the customer. (Seyahat acentesisiniz. Müşteriye bazı sorular sorun.)
Cevap:
Travel Agent: Good morning, Flightex Travel. How can I help you? (Günaydın, Flightex Travel. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Customer: Good morning, I’d like to book a train ticket from London to Southampton on 15th June. (Günaydın, 15 Haziran’da Londra’dan Southampton’a bir tren bileti ayırtmak istiyorum.)
Travel Agent: Can I have your name, please? (Adınızı alabilir miyim, lütfen?)
Customer: John Baker. (John Baker.)
Travel Agent: Will that be a one way or round trip? (Tek yön mü yoksa gidiş-dönüş mü olacak?)
Customer: I’ll have a round trip ticket, please. (Gidiş-dönüş bilet alacağım, lütfen.)
Travel Agent: Hang on a minute, I’ll check. (A few seconds later) Is 10 a.m. train OK for you? (Bir dakika bekleyin, kontrol edeceğim. (Birkaç saniye sonra) Saat 10.00 treni sizin için uygun mu?)
Customer: Yes, thank you. (Evet, teşekkür ederim.)
Travel Agent: You’re welcome. Mr Baker, your ticket is booked. Please confirm your ticket on the Internet in seven days. Have a good trip. (Rica ederim. Bay Baker, biletiniz ayırtıldı. Lütfen biletinizi 7 gün içinde internetten onaylayın. İyi yolculuklar.)
8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 65 Cevapları MEB Yayınları
Lead İn (Giriş)
Read the definitions of phone phrases and choose the related photo.
Çeviri: Telefon ifadelerinin tanımlarını okuyun ve ilgili fotoğrafı seçin.
1. “ring off” — To end a phone conversation. (Bir telefon görüşmesini sonlandırmak.)
Cevap: b) (ahizeyi telefona bırakma fotoğrafı)
2. “speak up” — To speak in a louder voice so that people can hear you. (İnsanların duyabilmesi için daha yüksek sesle konuşmak.)
Cevap: a) (duymakta zorlanan kadın fotoğrafı)
1. Listen and circle the correct word.
Çeviri: Dinleyin ve doğru kelimeyi yuvarlak içine alın.
Dialogue 1
Order Clerk: Hello! Silverspoon Restaurant. How may I help you? (Merhaba! Silverspoon Restoran. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Steve: I’d like to order a portion of spaghetti bolognese, please. (Bir porsiyon spagetti bolonez sipariş etmek istiyorum, lütfen.)
Order Clerk: Would you like it with any (1) appetisers? For example, you can have a cup of soup or some salad. (Yanında herhangi bir aperatif ister misiniz? Örneğin, bir kase çorba veya biraz salata alabilirsiniz.)
Steve: I’ll have some salad, please. (Biraz salata alacağım, lütfen.)
Order Clerk: Anything to drink? (İçecek bir şey?)
Steve: I’ll have fruit juice. And I’d like some dessert. What do you (2) recommend? (Meyve suyu alacağım. Ve biraz tatlı istiyorum. Ne tavsiye edersiniz?)
Order Clerk: We have got an apple pie and a chocolate pudding. They’re both very tasty. (Elmalı turtamız ve çikolatalı puding var. İkisi de çok lezzetli.)
Steve: I’ll have the apple pie. (Elmalı turta alacağım.)
Order Clerk: OK. They all (3) cost 25 Euros. Will you pay in cash or by credit card? (Tamam. Hepsi 25 Euro tutuyor. Nakit mi yoksa kredi kartıyla mı ödeyeceksiniz?)
Steve: I’ll pay (4) by credit card. Thanks in advance. (Kredi kartıyla ödeyeceğim. Şimdiden teşekkürler.)
Order Clerk: You’re welcome. (Rica ederim.)
Dialogue 2
Call Center: Good afternoon. How can I help you? (İyi günler. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Clara: Good afternoon. I’d like to (5) return the printer. The cargo delivered it yesterday. (İyi günler. Yazıcıyı iade etmek istiyorum. Kargo dün teslim etti.)
Call Center: What’s wrong with it? (Sorun nedir?)
Clara: It keeps turning off on its own. (Kendi kendine kapanıp duruyor.)
Call Center: Alright. Do you have the (6) receipt? (Tamam. Fişiniz var mı?)
Clara: Yes, I keep it in its box. (Evet, kutusunda saklıyorum.)
Call Center: Please, send the machine with its receipt to us in 7 days. We will (7) refund your money. (Lütfen, makineyi fişiyle birlikte bize 7 gün içinde gönderin. Paranızı iade edeceğiz.)
Clara: Thank you. I really (8) appreciate your help. (Teşekkür ederim. Yardımınız için gerçekten minnettarım.)
8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Sayfa 66 Cevapları MEB Yayınları
2. Listen again and choose the correct answer.
Çeviri: Tekrar dinleyin ve doğru cevabı seçin.
1. Steve wants to order a portion of ___. (Steve bir porsiyon ___ sipariş etmek istiyor.)
a) a hamburger b) a pizza c) spaghetti bolognese d) nuggets
Cevap: c) spaghetti bolognese
2. The restaurant has ___ and ___ as appetisers. (Restoranın aperatif olarak ___ ve ___ var.)
a) soup / salad b) mushroom / yoghurt c) pastry / salad d) french fries / salad
Cevap: a) soup / salad
3. Steve will pay ___. (Steve ___ ödeyecek.)
a) by credit card b) in cash c) by mail order d) with refund
Cevap: a) by credit card
4. Clara’s printer ___. (Clara’nın yazıcısı ___.)
a) is broken b) doesn’t take the paper in c) keeps turning off d) has different functions
Cevap: c) keeps turning off
5. Clara has to send the printer with its ___. (Clara yazıcıyı ___ ile göndermeli.)
a) refund b) receipt c) cash d) piece
Cevap: b) receipt
3. Complete the statements with the correct words. There is one extra.
Çeviri: Cümleleri doğru kelimelerle tamamlayın. Bir tane fazladan var.
Kutudaki kelimeler: cost (tutmak/mal olmak), send (göndermek), order (sipariş etmek), deliver (teslim etmek), return (iade etmek)
Cevap:
1. Mum sends flowers for my birthday every year. (Annem doğum günüm için her yıl çiçek gönderir.)
2. We order food and drink on Sundays. (Pazar günleri yiyecek ve içecek sipariş ederiz.)
3. The book costs 25 dollars. (Kitap 25 dolar tutuyor.)
4. The postman delivers the letters. (Postacı mektupları teslim eder.)
Kullanılmayan (fazladan) kelime: return (iade etmek)
Pronunciation (Telaffuz)
Listen and repeat the words.
Çeviri: Dinleyin ve kelimeleri tekrar edin.
Cevap:
- appreciate /əˈpriːʃieɪt/ (minnettar olmak) — I really appreciate your help. (Yardımın için gerçekten minnettarım.)
- advance /ədˈvɑːns/ (önceden) — Thanks in advance. (Şimdiden teşekkürler.)
- receipt /rɪˈsiːt/ (fiş, makbuz) — Take the receipt after shopping, please. (Alışveriş sonrası fişi alın, lütfen.)
- appetiser /ˈæpətaɪzər/ (aperatif) — Salad is my favourite appetiser. (Salata en sevdiğim aperatif.)







