7.Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 124-125-126-127 Cevapları
7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 124-125-126-127 Cevapları MEB Yayınları bölümünde, ders kitabı sayfa 124-125-126-127 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “4.1. Hz. Muhammed’in (sav) Daveti: Mekke Dönemi Cevapları” Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 124-125-126-127 Cevapları sorularını dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.
Hz. Muhammed’in (sav) Daveti: Mekke Dönemi Cevapları
4. Ünite- Peygamber Olarak Hz. Muhammed: Hz. Muhammed’in (sav) doğumu, ilk vahyin gelişi (Alak suresi), gizli ve açıktan davet süreci ile İlk Müslümanların kimler olduğunun anlatıldığı bölümün konusudur.
Sonraki Sayfalar: 128-129-130
İçindekiler
7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 124 Cevapları
Konuya Başlarken
Hz. Muhammed’in (sav) peygamberlik süreci hakkında bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Hz. Muhammed’e (sav) 40 yaşında Hira Mağarası’nda Cebrail (as) aracılığıyla ilk vahiy gelmiş, önce gizli sonra açıktan İslam’a davet başlamıştır.
Cevap: Hz. Muhammed’in (sav) peygamberlik süreci hakkında bildiklerim: Kendisine 40 yaşındayken, sık sık ibadet için çekildiği Hira Mağarası’nda Cebrail (as) aracılığıyla ilk vahiy gelmiştir. Bu ilk vahiyden sonra bir süre vahiy kesilmiş, ardından tekrar başlamıştır. Hz. Peygamber önce yakın çevresini gizlice İslam’a davet etmiş, sonraki yıllarda ise davetini açıktan sürdürmüştür. Bu süreçte Mekkeli müşriklerin baskı ve işkenceleriyle karşılaşmıştır.
Bilgi Kutusu: Cahiliye Dönemi
Hz. Muhammed’in (sav) peygamberliğinden önce, insanların yaşadıkları ve özünde, putlara tapma, soysopla övünme, hukuksuzluk, kibir ve zayıfları ezme gibi olumsuzlukları barındıran sosyal ve kültürel ortam. (“cahiliye”, Dini Terimler Sözlüğü, 44)
“Muhammedülemin” (Güvenilir Muhammed) olarak bilinen Hz. Muhammed (sav), cahiliye alışkanlıklarından rahatsız oluyordu. Bu nedenle sık sık Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’nda inzivaya çekiliyordu. Hz. Peygamber’in Hira’da bulunduğu 610 yılı Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde Cebrail (as) geldi. Ona “Oku!” dedi ve onun Allah’ın (cc) elçisi, kendisinin de Allah’ın (cc) vahiy meleği Cebrail (as) olduğunu bildirdi. Sonra da “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” ifadesiyle başlayan Alak suresinin ilk beş ayetini Hz. Muhammed’e (sav) iletti.²
7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 125 Cevapları
Bismillahirrahmanirrahim
Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”tan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
(Alak suresi 1-5. ayetler)
Alak suresinin ilk ayetlerinin “Oku!” emriyle başlaması ve bu ifadenin iki kez tekrar edilmesi ilmin önemine işaret etmektedir. Bazı alimlere göre ilk “Oku!” emri Allah’ı (cc) tanımaya, ikinci “Oku!” emri ise yaratılanları tanımaya işaret eder.⁵
Kainat, Allah’ın (cc) varlığını gösteren delillerle doludur.
Karekodla “İlk Vahiy” e-içeriğine ulaşabilirsiniz.
7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 126 Cevapları
Düşünüyorum
Hz. Peygamber’in İslam’a davete, yakın çevresinden başlamasının sebepleri neler olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Yakın çevre güven duyduğu için daveti kabul etmesi daha kolaydır ve davetin sağlıklı yayılması için önce güvenilir bir çekirdek oluşturmak gerekir.
Cevap: Hz. Peygamber’in İslam’a davete yakın çevresinden başlamasının birkaç sebebi olabilir. Öncelikle aile fertleri ve yakın arkadaşları onu zaten “Muhammedülemin” olarak tanıyor ve ona güveniyordu, bu yüzden söylediklerine inanmaları daha kolaydı. Ayrıca yeni bir inancı yaymaya başlarken önce güvenilir, destek olacak küçük bir topluluk oluşturmak, daha sonra daveti geniş kitlelere açarken hem manevi hem de pratik bir destek sağlamış olurdu.
Bilgi Görseli 4.1: İlk Müslümanlar
Hz. Hatice (Hz. Peygamber’in eşi), Zeyd bin Harise (Hz. Peygamber’in evlatlığı), Hz. Ali (Hz. Peygamber’in amcasının oğlu), Hz. Ebu Bekir (Hz. Peygamber’in yakın dostu).
Hz. Peygamber ve sahabe, gizli davet döneminde Erkam bin Ebülerkam’ın Safa Tepesi yakınlarındaki evinde (Darülerkam) toplanıyorlardı. Kabe’yi ziyaret etmek için Mekke’ye gelenlerle görüşülebilecek bir konumda olan bu ev, İslam tarihinde kritik bir rol oynamıştır. Hz. Peygamber, burada Müslümanlarla birlikte ibadet etmiş, gelen ayetleri onlara tebliğ etmiştir. Allah’ın (cc) birliği (tevhit), ahiret günü ve güzel ahlak gibi konularda onlarla sohbet etmiştir.⁷
7. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 127 Cevapları
Ayet Kutusu
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme.
(Hicr suresi 94. ayet)
Açıktan davete devam eden Hz. Muhammed (sav) bir gün Safa Tepesi’nden bütün Mekkelilere seslendi:
– Ey Kureyşliler! Size, şu dağın arkasında bir düşman birliği var, desem inanır mısınız?
Mekkeliler:
– Evet, inanırız. Senin yalan söylediğini hiç görmedik, cevabını alınca konuşmasına şöyle devam etti:
– Öyleyse ben büyük bir azaba uğrayacağınızı size haber veriyorum. Allah bana yakın akrabamı uyarmamı emretti. Allah’tan başka ilah yoktur, demediğiniz sürece size ne bu dünyada ne de ahirette bir faydam dokunur.⁹
Başlangıçta bu davete sessiz kalan müşrikler, bir müddet sonra tevhit inancının insanlar arasında yayılmasından rahatsız oldular. Çünkü tevhit inancı, atalarından devraldıkları ve inandıkları putperestliği terk etmelerini gerektirecekti. Bunun sonucunda müşriklerin ticari kazançları ve sosyal statüleri zarar görecekti.
İslam’ın hızla yayıldığını gören bazı müşrikler, küçümseme ve hakaretten başlayarak fiziksel şiddete kadar çeşitli yollara başvurdular. Bundan da sonuç alamayınca Ebu Talib’e giderek yeğeniyle konuşup onu bu davadan vazgeçmeye ikna etmesini istediler. Bunun üzerine Ebu Talib, Hz. Peygamber’i çağırarak bu durumu ona anlattı. Hz. Peygamber ise şöyle dedi: “Bu işten vazgeçmem için güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler hiçbir şey değişmez, Allah bu dini üstün kılıncaya kadar çalışacağım veya bu uğurda öleceğim.”¹⁰ Bu sözleri duyan Ebu Talib, yeğeninin azim ve kararlılığından çok etkilendi, “Git, istediğini söyle. Allah’a ant olsun ki seni asla onlara teslim etmeyeceğim.” dedi. Bazı müşrikler de Hz. Peygamber’e makam ve mevki teklif ederek onu ikna etmeye çalıştılar ancak o, davasından asla vazgeçmedi.¹¹









