8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 137-138-139-140 Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları
Kur’an-ı Kerim’in Temel Özellikleri Cevapları (Açıklayıp Aydınlatması ve Düşünmeye-Aklı Kullanmaya Yöneltmesi)
5. Ünite- Kur’an-ı Kerim ve Özellikleri: Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in (sav) hadisinde anlatılan pek çok özelliğiyle insana yol gösterirken, aynı zamanda düşünmeye ve aklı kullanmaya da büyük önem verir.
Önceki Sayfalar: 133-134-135-136
İçindekiler
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 137 Cevapları
Yorum Yapınız
Günlük yaşantımızda bazen arkadaşlarımıza ya da başka insanlara ters davranabilir, bir sebeple kızabiliriz. Başkaları da bize aynı şekilde davranabilir. Bu da hem bizi hem de karşımızdaki kişiyi üzer. İnsanlarla dostça geçinip iyi ilişkiler kurmak ise bizleri memnun eder.
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!” (Fussilet, 41/34)
İnsanların, kızmamıza sebep olabilecek davranışları karşısında onlarla ters düşmemek için nasıl bir tutum izlemeliyiz? Kur’an-ı Kerim’deki bu öğüt, bize neyi tavsiye etmektedir? Arkadaşlarınızla birlikte belirlemeye çalışınız.
Kısa Cevap: Bu öğüt, bizi kızdıran kişilere kötülükle değil iyilikle, güzel davranışla karşılık vermemizi; böylece düşmanlıkların dostluğa dönüşebileceğini tavsiye etmektedir.
Cevap: İnsanların kızmamıza sebep olan davranışları karşısında öfkeyle veya kötülükle karşılık vermek yerine sabırlı, hoşgörülü ve iyi niyetli bir tutum izlemeliyiz. Kur’an-ı Kerim’deki bu öğüt, kötülüğe kötülükle değil en güzel davranışla karşılık verilmesini tavsiye etmektedir. Çünkü güzel davranış, karşımızdaki kişinin öfkesini yatıştırır, aradaki gerginliği ortadan kaldırır ve zamanla düşmanlığın dostluğa dönüşmesini sağlayabilir.
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 138 Cevapları
Kur’an, Düşünmeye ve Aklı Kullanmaya Yöneltir
Neler Biliyorsunuz?
Kur’an’daki pek çok ayette, “… Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” buyrulur. Aklı kullanmaktan ne anlıyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Aklı kullanmaktan, evrendeki delilleri, olayları ve kendi yaratılışımızı düşünüp bunlardan Allah’ın varlığı ve birliği konusunda doğru sonuçlar çıkarmayı anlıyorum.
Cevap: Aklı kullanmaktan, çevremizdeki varlıkları, evrendeki düzeni ve başımıza gelen olayları düşünüp bunların tesadüfen değil Allah’ın (cc) yaratmasıyla var olduğunu kavramayı anlıyorum. Akıl kullanan insan, doğru ile yanlışı, gerçek ile yanılgıyı ayırt edebilir; iyiye ve güzele yönelir, kötülükten uzak durur. Kur’an’ın aklımızı kullanmaya çağırması, imanımızın taklitten öte bilinçli bir düşünme ve kavrayışa dayanmasını istediğini gösterir.
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 139 Cevapları
Etkinlik Yapınız
Ayetleri okuyunuz. Ayetlerden çıkardığınız mesajları yazınız. Yazdıklarınızı arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kısa Cevap: Bu ayetlerden; dünya hayatının geçici bir oyun olduğu, nimete kavuşunca Allah’ı unutmamak gerektiği, yaratılış ve ölüm sürecinin ibret dolu olduğu ve doğadaki döngülerin Allah’ın kudretini gösterdiği mesajları çıkarılabilir.
Cevap:
- “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için şüphesiz ki ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?” (Enam, 6/32) → Mesaj: Dünya hayatına aşırı bağlanmamalı, asıl kalıcı olan ahiret hayatı için hazırlık yapılmalıdır.
- “İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi Rabbine yönelip O’na yalvarır; sonra Rabb’i ona katından bir nimet verince, daha önce yalvardığını unutarak yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya kalkar…” (Zümer, 39/8-9) → Mesaj: Sıkıntı anında Allah’a yönelip nimete kavuşunca O’nu unutmak doğru değildir; gerçek kulluk her durumda Allah’a bağlı kalmaktır.
- “Sizi toprak, sonra nutfe, sonra alaka aşamalarından geçirerek yaratan O’dur. Sonra O, sizi bir bebek olarak hayat alanına çıkarır…” (Mümin, 40/67) → Mesaj: İnsanın yaratılışından ölümüne kadarki aşamalar, Allah’ın kudretinin ve hayatın geçiciliğinin bir delilidir; insan bu süreç üzerinde düşünüp ders çıkarmalıdır.
- “Görmedin mi Allah’ın gökten su indirip onu yerdeki kaynaklara akıttığını? Sonra onunla değişik renklerde ürünler bitirir sonra bu bitkiler gelişip olgunlaşır; ardından onun sarardığını görürsün…” (Zümer, 39/21) → Mesaj: Bitkilerin yeşerip büyümesi ve sonunda kuruyup yok olması gibi dünya hayatı da geçicidir; bu döngü Allah’ın kudretini gösteren bir derstir.
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 140 Cevapları
Etkinlik Yapınız
Kur’an-ı Kerim’in isimlerinden biri Furkan’dır. Kur’an’da bu konuda, “Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren Allah aşkındır, cömerttir.” (Furkan, 25/1) buyurulur. Furkan; iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, iman ile küfrü, helal ile haramı birbirinden ayıran; hak ile batılı ayırma, bu ayrılmayı sağlayan Allah’ın koyduğu ölçü demektir.
Hz. Muhammed’in (sav) Kur’an-ı Kerim’i çok okuduğunu, sahabilere öğrettiğini ve “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Buhari, “Fedailü’l-Kur’an”, 21) buyurduğunu biliyorsunuzdur.
Şimdi Kur’an’ın Furkan özelliğini ve içeriği hakkında edindiğiniz bilgileri dikkate alınız. Hz. Muhammed’in (sav) bizleri, Kur’an’ı öğrenmeye ve başkalarına öğretmeye teşvik etmesinin sebepleri üzerinde konuşunuz.
Kısa Cevap: Hz. Peygamber (sav), Kur’an hakkı batıldan ayıran (Furkan) eşsiz bir rehber olduğu için, onu öğrenip başkalarına öğretmenin insanları doğru yola iletmenin ve büyük sevap kazanmanın en değerli yollarından biri olduğunu göstermek istemiştir.
Cevap: Kur’an-ı Kerim’in Furkan özelliği, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hak ile batılı birbirinden ayıran bir ölçü olmasıdır. Hz. Muhammed (sav), “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” buyurarak Kur’an’ı öğrenmeyi ve öğretmeyi bu kadar önemsemiştir; çünkü Kur’an’ı bilmeyen bir kişi, hayatında hak ile batılı ayırt edemez ve doğru yolu bulamaz. Kur’an’ı öğrenip başkalarına öğretmek, hem kişinin kendi imanını ve ahlakını güçlendirmesini hem de topluma doğru bilgiyi yayarak insanların hidayete ermesine vesile olmasını sağlar; bu yüzden Resulullah (sav) bunu en hayırlı iş olarak nitelendirmiştir.







