8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246-248-249-251 Cevapları Hecce Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246-248-249-251 Cevapları Hecce Yayıncılık bölümünde, ders kitabı sayfa 246-247-248-249-251 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “San’at Metni Cevapları” sayfalarını hazırladık. Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246-248-249-251 Cevapları soruları dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.




San’at Metni Cevapları

7. Tema Sanat: Bu bölümde Faruk Nafiz Çamlıbel’in “San’at” adlı şiirini okuyor, şairin gözünden Anadolu’nun kendine özgü sanat anlayışını keşfediyoruz.

Sanat Metni Cevapları


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 246 Cevapları Hecce Yayıncılık

Hazırlık Çalışması

Sanat denilince aklınıza neler geliyor? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Kısa Cevap: Sanat denince aklıma resim, müzik ve edebiyat gibi insanın duygularını ifade ettiği alanlar geliyor.

Cevap: Sanat denilince aklıma öncelikle resim, müzik, edebiyat ve el sanatları gibi insanın iç dünyasını dışa vurduğu alanlar geliyor. Sanat bana göre sadece güzel bir şey üretmek değil, aynı zamanda bir duyguyu ya da düşünceyi başkalarıyla paylaşmaktır. Bu yüzden her sanat eserinde sanatçının kendine özgü bir imzası olduğunu düşünüyorum.


Farklı bir sayfa mı arıyorsunuz?
İhtiyacınız olan içeriğe aşağıdaki ana kaynaklardan ulaşabilirsiniz:

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 248 Cevapları Hecce Yayıncılık

1. Etkinlik

Okuduğunuz metinden bazı kelimeler verilmiştir. Bu kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.

Kısa Cevap: Diyar, kubbe, sülüs ve ürpermek kelimelerinin anlamı tahmin edilip sözlükten doğrulandı, her biri birer cümlede kullanıldı.

Cevap:

  1. Diyar – Tahmini Anlamı: Uzak bir yer, gurbet. Sözlük Anlamı: Ülke, bulunulan yer. Cümlem: Diyar diyar dolaştı ama aradığını bulamadı.
  2. Kubbe – Tahmini Anlamı: Caminin üst kısmı. Sözlük Anlamı: Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam. Cümlem: Caminin kubbesi uzaktan bile göz alıyordu.
  3. Sülüs – Tahmini Anlamı: Bir ölçü birimi. Sözlük Anlamı: Arap harfleriyle yazılan süslü bir yazı türü. Cümlem: Duvarda asılı sülüs yazı herkesin dikkatini çekiyordu.
  4. Ürpermek – Tahmini Anlamı: Korkmak, titremek. Sözlük Anlamı: Korku veya üşüme gibi nedenlerle tüylerin diken diken olması. Cümlem: Gece duyduğum o ses beni ürpertti.

2. Etkinlik

Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiire göre cevaplayınız.

1. Şair şiirinde kime seslenmektedir?

Kısa Cevap: Şair, Anadolu dışındaki bir sanat anlayışını benimseyen birine seslenmektedir.

Cevap: Şair, şiiri boyunca “sen” diye hitap ettiği, sanat anlayışını yabancı ülkelerden ve batılı ölçülerden alan bir kişiye seslenmektedir. Ona karşı “biz” diyerek Anadolu’nun kendine özgü sanatını ve duyarlılığını savunur. Şiirin sonunda bu kişiden yollarının ayrıldığını belirterek iki farklı sanat anlayışı arasındaki karşıtlığı vurgular.

2. Şiirde neler karşılaştırılmıştır?

Kısa Cevap: Şiirde yabancı/batılı sanat anlayışı ile Anadolu’nun kendine özgü sanat anlayışı karşılaştırılmıştır.

Cevap: Şiirde “sen” ile temsil edilen; yabancı bahçelerde, orkestra müziğinde ve heykellerde güzellik arayan sanat anlayışı ile “biz” ile temsil edilen; kırk asırlık mabetlerdeki mozaikte, sülüs yazıda, zeybek oyununda ve köylü insanında güzellik bulan Anadolu sanat anlayışı karşılaştırılmıştır; şair kendi benimsediği Anadolu anlayışını savunur.

3. “Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken/Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz.” dizeleriyle şair ne anlatmak istemiştir?

Kısa Cevap: Şair bu dizelerle, kendi sanat anlayışının yabancı sanat anlayışından kesin olarak ayrıldığını anlatmak istemiştir.

Cevap: Şair bu dizelerle, Anadolu’nun türkülerle ve yerli değerlerle yoğrulmuş sanat anlayışıyla kendi yoluna devam edeceğini, karşısındakinin ise farklı bir yol izlediğini anlatmak istemiştir. “Sana uğurlar olsun” diyerek kırıcı olmadan ama kararlılıkla bir vedalaşma yapar. Böylece iki sanat anlayışının bir daha birleşmeyecek şekilde ayrıldığını vurgular.

4. Sizce şair şiiri yazarken hangi duygular içerisindedir?

Kısa Cevap: Şair, gururlu, kararlı ve Anadolu’ya karşı derin bir sevgi duygusu içerisindedir.

Cevap: Şairin, Anadolu’nun değerlerini savunurken hem gururlu hem de kararlı bir tavır sergilediğini düşünüyorum. Yabancı sanat anlayışını küçümsemeden ama kendi benimsediği anlayışın arkasında güçlü biçimde durarak konuşur. Bu dizelerin altında Anadolu insanına ve topraklarına karşı içten bir sevgi ve bağlılık duygusu sezilir.

5. Okuduğunuz şiirin başlığı ile içeriği uyumlu mudur? Siz olsaydınız bu şiire hangi başlığı yazardınız? Neden?

Kısa Cevap: Başlık içerikle uyumludur; ben olsam şiire “Anadolu’nun Sanatı” başlığını verirdim çünkü şiir Anadolu’ya özgü sanat anlayışını anlatır.

Cevap: “San’at” başlığı, şiirin iki farklı sanat anlayışını karşılaştırması bakımından içerikle uyumludur. Yine de ben olsaydım şiire “Anadolu’nun Sanatı” başlığını koyardım çünkü şiir aslında genel olarak sanatı değil, özellikle Anadolu’ya özgü, yerli bir sanat anlayışını konu alıyor. Bu başlık, şairin asıl vurgulamak istediği düşünceyi daha belirgin biçimde yansıtırdı.


3. Etkinlik

Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu aşağıya yazınız.

Kısa Cevap: Şiir, Anadolu’ya özgü sanat anlayışı ile batılı sanat anlayışını karşılaştırır; ana duygusu Anadolu’nun kendine özgü değerlerine duyulan sevgi ve gururdur.

Cevap:

Şiirin Konusu: Anadolu’ya özgü sanat anlayışı ile yabancı/batılı sanat anlayışının karşılaştırılmasıdır.

Şiirin Ana Duygusu: Anadolu’nun kendine özgü değerlerine duyulan sevgi ve gurur.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 249 Cevapları Hecce Yayıncılık

4. Etkinlik

Aşağıdaki çizgi romanı inceleyiniz. Çizgi roman hakkındaki görüşlerinizi ve görsel yorumcunun iletmek istediği bilgi ya da düşünceyi nasıl ilettiğini yazınız.

Kısa Cevap: Deniz, Aslı, Pelin ve Uğur; elektrik kesintisi ve sandalye yetersizliği gibi sorunları yaratıcı çözümlerle aşarak küçük imkanlarla unutulmaz bir bahçe eğlencesi düzenler.

Cevap: “Buket Anlatıyor” adlı çizgi romanda Deniz, Aslı, Pelin ve Uğur, bahçede açık hava eğlencesi düzenlemek için iş bölümü yapar; ampul-kabloyla aydınlatma sağlar, komşudan sandalye ödünç alırlar. Görsel yorumcu, elektrik kesintisi gibi sorunların yaratıcı çözümlerle aşılışını kareler halinde anlatır. Bence bu, birlikte çalışmanın sınırlı imkanlarla bile unutulmaz bir etkinlik yaratabileceğini gösteriyor.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 251 Cevapları Hecce Yayıncılık

5. Etkinlik

Sınıfınızda aynı sanatçının aynı konudaki eserlerinin bile birbirinden farklı olabileceği konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızın ardından arkadaşlarınızdan sizi “konuya (bağlama) uygun konuşma” ve “ses ve beden dilini etkili kullanma” bakımından değerlendirmelerini isteyiniz.

Kısa Cevap: Vincent van Gogh, “Ayçiçekleri” tablosunu farklı zamanlarda farklı renk ve fırça darbeleriyle yeniden resmetmiştir; bu da sanatçının ruh halinin eserlere nasıl yansıdığını gösterir.

Cevap: Bir sanatçının aynı konuyu farklı zamanlarda farklı şekillerde işlemesi doğaldır çünkü ruh hali ve bakış açısı zamanla değişir. Örneğin Vincent van Gogh, “Ayçiçekleri” tablosunu birden fazla kez farklı renk ve fırça darbeleriyle yeniden resmetmiş; her tablo o günkü duygusunu yansıtır. Bu da sanatın değişen bir iç dünyanın yansıması olduğunu gösterir.


6. Etkinlik

Hayal gücünüzü kullanarak sanat konulu hikaye edici (masal, fabl, hikaye vb.) bir metin yazınız. Metni yazarken “oysaki, başka bir deyişle, özellikle, ilk olarak, son olarak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanınız. Yazma çalışmanız sonunda yazdığınız metin için uygun bir başlık bulunuz. Metninizi gözden geçirirken varsa yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.

Kısa Cevap: Çamurla şekiller yapmaktan hoşlanan bir çoban, yaşlı bir ustanın yönlendirmesiyle ülkenin en sevilen heykeltıraşlarından biri olur.

Cevap:

Küçük Ressamın Sırrı

Bir zamanlar bir köyde yaşayan küçük bir çoban, koyunlarını güderken çamurla şekiller yapmaktan çok hoşlanırdı. Köylüler onun bu uğraşını gereksiz buluyordu, oysaki çocuk her boş anında elleriyle küçük heykelcikler yontuyordu.

Bir gün köye gelen yaşlı bir usta, çocuğun yaptığı bir kuş heykelini görünce hayretler içinde kaldı. Başka bir deyişle, bu küçük çobanda gerçek bir yetenek olduğunu hemen fark etti. Çocuğa, özellikle ellerini değil düşüncelerini ve duygularını da işine katmasını öğütledi.

İlk olarak çocuk, ustanın sözlerini dinleyerek her heykeline kendi hayallerinden bir parça eklemeye başladı. Son olarak büyüdüğünde, o küçük çoban ülkenin en çok sevilen heykeltıraşlarından biri oldu ve köyündeki herkese “Gerçek sanat, gördüğünü değil hissettiğini yapabilmektir.” derdi.


Sonraki Ödevler