7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 156-157-158-159-160. Cevapları
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 156-157-158-159-160. Cevapları 1. Kitap bölümünde, ders kitabı sayfa 156-157-158-159-160 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “Öğüt Şiiri Cevapları” Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 156-157-158-159-160. Cevapları MEB Yayınları soruları dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.
Öğüt Şiiri Cevapları
3. Tema- İletişim ve Sosyal İlişkiler: Karacaoğlan’ın kaleme aldığı “Öğüt” adlı şiirde tatlı dilli olma, iyilik yapma ve alçak gönüllülük gibi değerler üzerinden insan ilişkilerine dair öğütler verilir; bu bölümde şiirin kelime çalışması, okuduğunu anlama soruları ve söz sanatları etkinliğinin cevapları yer almaktadır.
Sonraki Sayfalar: 161-162-163-164
İçindekiler
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 156 Cevapları Birinci Kitap
Hazırlık Vakti
1. “Tatlı dili yılanı deliğinden çıkarır.” atasözünün verdiği mesajı açıklayınız.
Kısa Cevap: Güzel ve yumuşak konuşma, en zor insanları bile etkileyebilir.
Cevap: Bu atasözü, güzel ve tatlı bir dille konuşmanın çok etkili olduğunu, en inatçı ve sert insanları bile yumuşatabileceğini anlatır. Sert ve kaba bir dille istediğimizi elde edemeyeceğimiz bir durumu, nazik bir üslupla kolayca çözebiliriz.
2. Büyüklerinizin size sık sık öğüt vermelerinin sebebi ne olabilir?
Kısa Cevap: Bizi hayata hazırlamak ve tecrübelerinden faydalandırmak isterler.
Cevap: Büyüklerimiz, yaşadıkları tecrübelerden edindikleri bilgileri bizimle paylaşarak aynı hataları yapmamızı önlemek isterler. Bizi sevdikleri ve iyiliğimizi istedikleri için sık sık öğüt verirler.
Şiiri tür özelliklerine, vurgu ve tonlamaya dikkat ederek okuyunuz. Şiiri ilk kez okurken anlamını bilmediğiniz kelime veya kelime grupları ile bunların anlamlarına yönelik tahminlerinizi 1. etkinlikteki uygun alanlara yazınız. Arkadaşlarınız sesli okurken mısra sonlarındaki ses benzerliklerinin şiirin seslendirilmesinde nasıl bir etki oluşturduğunu düşününüz.
Kısa Cevap: Şiir, halk şiiri türüne uygun vurgu ve tonlamayla okunur; kafiyeler ahenk katar.
Cevap: Şiir bir halk şiiri (koşma) olduğu için doğal ve içten bir tonlamayla, mısra sonlarındaki kafiyeler vurgulanarak okunabilir. Mısra sonlarındaki ses benzerlikleri (“olma” redifinin tekrarı gibi) şiirin daha ahenkli ve akılda kalıcı olmasını sağlar.
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 157 Cevapları Birinci Kitap
1. Etkinlik
Belirlediğiniz kelime veya kelime gruplarının anlamlarını TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten bulup ilgili alanlara yazınız. Tahminlerinizin doğruluğunu sözlük anlamları ile karşılaştırarak kontrol ediniz.
Kısa Cevap: Nasihat, arif, kemlik, zayi, yadeller, hacil.
Cevap:
- Nasihat: Öğüt, salık verme.
- Arif: Sezgili, anlayışlı, bilgili kimse.
- Kemlik: Kötülük.
- Zayi: Kaybolmuş, yok olmuş, boşa gitmiş.
- Yadeller: Yabancılar, el/ecnebi kişiler.
- Hacil: Utanmış, mahcup.
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 158 Cevapları Birinci Kitap
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları “Öğüt” şiirinden hareketle sözlü olarak cevaplayınız.
1. Karacaoğlan ilk iki dörtlükte dil ve konuşma ile ilgili hangi öğütleri vermektedir?
Kısa Cevap: Sözünde durmayı, meclislerde dinlemeyi ve gereksiz konuşmamayı öğütler.
Cevap: Karacaoğlan, bir sıkıntısı olduğunda bunu yabancılara açmaması, meclislerde bilgece davranıp sözü dinlemesi, herkes iki şey söylerse kendisinin bir şey söylemesi ve karşısındakinin gönlünü kırmaması gerektiği öğütlerini verir.
2. Karacaoğlan şiirinin hangi mısralarında “kalp kırmama, insanları incitmeme” konusunda öğütler vermektedir? Bu konuda neler söylemiştir?
Kısa Cevap: “Hatıra dokunup yıkıcı olma” mısrasında bu öğüdü vermiştir.
Cevap: Karacaoğlan “Hatıra dokunup yıkıcı olma” mısrasıyla, karşımızdaki insanın gönlünü kırıcı, onu üzücü sözler söylememek gerektiğini anlatır. Ayrıca “Darılıp da başa kakıcı olma” diyerek yapılan bir iyiliği sonradan başa kakmanın da incitici olduğunu söyler.
3. “Sen iyilik eyle, o zayi olmaz” dizesinden ne anlıyorsunuz? Yaşamınızdan örnekler veriniz.
Kısa Cevap: Yapılan iyiliğin karşılıksız kalmayacağı anlatılır.
Cevap: Bu dizeden, yaptığımız iyiliklerin boşa gitmeyeceğini, er ya da geç bize bir şekilde geri döneceğini anlıyorum. Örneğin bir arkadaşıma ders çalışmasında yardım ettiğimde, bir başka gün o da benim anlamadığım bir konuyu bana anlatarak bu iyiliğe karşılık vermişti.
4. Şairin alçak gönüllülükle ilgili öğüdü hangi mısralarda geçmektedir? Kibirli olmak başkalarıyla olan iletişimimizi nasıl etkiler?
Kısa Cevap: “Katı yükseklerden uçucu olma” mısrasında geçer; kibir iletişimi zedeler.
Cevap: Şair, “Alçaklarda otur, gözet kendini / Katı yükseklerden uçucu olma” mısralarıyla alçak gönüllü olmayı öğütler. Kibirli olmak, karşımızdaki insanları küçümsememize ve onlardan uzaklaşmamıza yol açar; bu da sağlıklı bir iletişim kurmamızı zorlaştırır.
5. Şiirin son iki mısrasında şair ne tavsiye etmektedir? Bu tavsiyeyle yakın anlamlı atasözlerimizden örnekler veriniz.
Kısa Cevap: Kötü insanlarla arkadaşlık kurmamayı tavsiye eder.
Cevap: Şair, “Kötülerle konup göçücü olma” diyerek kötü, güvenilmez insanlarla arkadaşlık kurmamamızı tavsiye etmektedir. Bu tavsiyeyle yakın anlamlı olarak “Kırk yıl geçse de huy değişmez” ve “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözleri örnek verilebilir.
3. Etkinlik
A. Şiiri tekrar okuyup Karacaoğlan’ın hangi değerleri ön plana çıkarmak istediğine yönelik ipuçlarını belirleyiniz. Bulduğunuz ipuçlarından hareketle belirlediğiniz değerleri aşağıda işaretleyiniz. (vefa, sabır, iyilik, çalışkanlık, sevgi, alçak gönüllülük)
Kısa Cevap: İyilik, alçak gönüllülük ve sevgi değerleri ön plana çıkmaktadır.
Cevap: Karacaoğlan bu şiirinde en çok “iyilik” ve “alçak gönüllülük” değerlerini ön plana çıkarmıştır. Bunlara ek olarak insanlara nasihat verirken kullandığı içten üslup “sevgi” değerini de yansıtmaktadır.
B. “A” bölümünde belirlediğiniz değerlere, şiirin hangi dizelerinde yer verilmiştir? Aşağıdaki alana yazınız.
Kısa Cevap: “Elinden geldikçe iyilig eyle” iyiliği, “Katı yükseklerden uçucu olma” alçak gönüllülüğü yansıtır.
Cevap: “İyilik” değerine “Elinden geldikçe iyilig eyle” ve “Sen iyilik eyle, o zayi olmaz” dizelerinde; “alçak gönüllülük” değerine “Alçaklarda otur, gözet kendini / Katı yükseklerden uçucu olma” dizelerinde; “sevgi” değerine ise şiirin bütününde hissedilen içten ve nasihat verici üslupta yer verilmiştir.
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 159 Cevapları Birinci Kitap
4. Etkinlik
A. Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Şiirin altında verilen cümleleri okuduğunuz şiirden hareketle tamamlayınız. (Halil Karabulut’un “Söz Söyle” adlı şiiri, dörtlüklerden oluşan bir örnek olarak verilmiştir.)
Kısa Cevap: Şiir 2 bölümden, her bölüm 4 mısradan oluşur; ses benzerlikleri mısra sonlarındadır.
Cevap:
- Şiir iki bölümden oluşmaktadır.
- Bir bölümde dört mısra bulunmaktadır.
- Şiirde tekrar eden ses benzerlikleri şiirin mısra sonlarında bulunmaktadır.
B. Bu şiirde kullanılan ses benzerlikleri, şiirin okunuşunu nasıl etkilemiştir? Gerekçelendirerek açıklayınız.
Kısa Cevap: Ses benzerlikleri şiiri akıcı ve ahenkli kılmıştır.
Cevap: Mısra sonlarındaki “makbul, bul, usul” ve “söyle” gibi ses benzerlikleri şiire müzikal bir ahenk katmış, şiirin akılda kolay kalmasını ve akıcı okunmasını sağlamıştır. Bu tekrar eden sesler, şiirin sözlü gelenekte kolayca ezberlenip aktarılmasına da yardımcı olur.
C. “Öğüt” şiiriyle “Söz Söyle” şiiri biçim olarak karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez? İşaretleyiniz. (Mısra sonlarındaki ses benzerlikleri iki şiiri de ahenkli hale getirmiştir. / İki şiir de dörtlüklerden oluşmaktadır. / İki şiirde de ses benzerlikleri kafiye oluşturmaktadır.)
Kısa Cevap: “İki şiir de dörtlüklerden oluşmaktadır.” ifadesi kesin olarak söylenemez.
Cevap: “İki şiir de dörtlüklerden oluşmaktadır.” ifadesi söylenemez çünkü “Söz Söyle” şiiri kitapta “(…)” ile kısaltılarak verilmiştir, şiirin tamamının sadece dörtlüklerden oluşup oluşmadığı verilen bölümden kesin olarak anlaşılamaz. Diğer iki ifade (“Öğüt” şiirinin tamamı önümüzde olduğu için) her iki şiir için de doğrulanabilir.
7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 160 Cevapları Birinci Kitap
5. Etkinlik
Aşağıdaki dizelerde yer alan söz sanatlarını tespit ederek ilgili yerlere yazınız.
Kısa Cevap: Benzetme, kişileştirme, mübalağa ve benzetme sanatları kullanılmıştır.
Cevap:
Aşık Veysel Şatıroğlu — “Dost dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yarim kara topraktır”: Benzetme (teşbih). Toprak, sadık bir sevgiliye benzetilmiştir.
Cahit Sıtkı Tarancı — “Neden böyle düşman görünürsünüz, / Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?”: Kişileştirme. Aynalara insanmış gibi seslenilip “düşman görünme” eylemi yüklenmiştir.
Mehmet Akif Ersoy — “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? / Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!”: Mübalağa (abartma). Toprağın sıkılınca şehit fışkırması gerçekte olamayacak bir abartıdır.
Necip Fazıl Kısakürek — “Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim; / Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları”: Benzetme (teşbih). Karanlık, “gibi” edatıyla ıslak bir yorgana benzetilmiştir.









