8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 162-166-167-168-169 Cevapları Hecce Yayıncılık
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 162-166-167-168-169. Cevapları Hecce Yayıncılık bölümünde, ders kitabı sayfa 162-163-164-165-166-167-168-169 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “Selim’i Anarım Metni Cevapları” sayfalarını hazırladık. Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 162-166-167-168-169. Cevapları soruları dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.
Selim’i Anarım Metni Cevapları
5. Tema Vatandaşlık: Selim, çorak bir tarlayı yıllarca emek vererek yemyeşil bir bahçeye dönüştürür; bu metinde emeğin ve azmin bir insanı ve bir toprağı nasıl değiştirdiğini birlikte okuyacağız.
İçindekiler
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 162 Cevapları Hecce Yayıncılık
Hazırlık Çalışması
“Emek” kelimesi size neler çağrıştırıyor? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Kısa Cevap: Emek, bana bir işi tamamlamak için harcanan çaba ve zamanı çağrıştırıyor.
Cevap: “Emek” kelimesi bana bir işe verilen çabayı, alın terini ve sabrı çağrıştırıyor. Bir çiftçinin tarlasında ya da bir öğrencinin ders çalışırken harcadığı zaman da birer emek örneğidir. Emek sayesinde küçük bir çaba bile zamanla büyük bir başarıya dönüşebilir.
• Metinde anlatılan olay nedir?
Kısa Cevap: Selim’in çorak bir tarlayı emekle bakımlı bir bahçeye dönüştürmesi anlatılır.
Cevap: Metinde, Selim’in tapu işlemleri için avukatı ziyaret etmesi ve avukatın yıllar içinde Selim’in harap bir tarlayı nasıl emek vererek verimli, çiçekli bir bahçeye çevirdiğini anlatması konu edilir.
• Metindeki kahramanlar kimlerdir?
Kısa Cevap: Selim, avukat, Selim’in karısı, yargıç ve tapu memurları metnin kahramanlarıdır.
Cevap: Metnin başkahramanları Selim ve olayı anlatan avukattır. Bunların yanında Selim’in karısı, tapu işlemi için tarlaya gelen yargıç, tutanak yazıcısı ve tapu fen memuru da olaya katılan diğer kişilerdir.
• Metinde anlatılan olay ne zaman, nerede geçmektedir?
Kısa Cevap: Olay, ayın on yedisinde avukatın yazıhanesinde ve Selim’in tarlasında geçiyor.
Cevap: Olayın bir bölümü avukatın şehirdeki yazıhanesinde, asıl bölümü ise Selim’in Kilizman’daki tarlasında geçiyor. Tapu keşfi için belirlenen tarih ayın on yedisidir; metnin sonu ise yıllar sonra bir kahvenin önünde geçen kısa bir karşılaşmayla tamamlanıyor.
• Metnin serim, düğüm ve çözüm bölümünde neler anlatılmaktadır?
Kısa Cevap: Serimde Selim’in ziyareti, düğümde tarlanın incelenmesi, çözümde ise avukatın Selim’i yıllarca anması anlatılır.
Cevap: Serim bölümünde Selim, elinde çiçek ve domateslerle avukatının yazıhanesini ziyaret eder. Düğüm bölümünde yargıç ve memurlarla birlikte Selim’in tarlasına gidilir, tarla incelenir ve orada ikramlar yenir. Çözüm bölümünde ise yıllar sonra karşılaştıkları avukat, işlenmemiş bir toprak gördüğünde hep Selim’i ve onun emeğini andığını anlatır.
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 166 Cevapları Hecce Yayıncılık
1. Etkinlik
Aşağıda, metinde geçen bazı kelimelerin heceleri karışık bir şekilde verilmiştir. Kelimeleri bulunuz ve kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizi TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
Kısa Cevap: Bulunan kelimeler sırasıyla şebboy, eşik, katmer, bağdadi, nasır, sığırtmaç ve heyet’tir.
Cevap:
- boy / şeb → şebboy
Tahminim: Güzel kokusuyla bilinen, bahçelerde yetiştirilen bir süs çiçeği. - şik / e → eşik
Tahminim: Kapı boşluğunun alt tarafında bulunan basamak, geçiş yeri. - mer / kat → katmer
Tahminim: Kat kat yapılmış bir hamur tatlısı; ayrıca üst üste binmiş, kıvrımlı şey. - di / da / bağ → bağdadi
Tahminim: Ahşap çıtalar arasına sıva çekilerek yapılan hafif bölme duvarı. - sır / na → nasır
Tahminim: Sürtünme sonucu derinin sertleşip kalınlaşmasıyla oluşan tabaka. - maç / ğırt / sı → sığırtmaç
Tahminim: Sığır güden kişi, sığır çobanı. - yet / he → heyet
Tahminim: Belli bir amaç için bir araya gelmiş kişiler topluluğu, kurul.

2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Selim, ilk gelişinde avukatın iş yerini neden sevmemiştir?
Kısa Cevap: Yer kapalı, karanlık ve boğucu olduğu için sevmemiştir.
Cevap: Selim, avukatın yazıhanesini ilk gördüğünde beğenmemiştir; çünkü orası eski bir deponun bir köşesinden bölünmüş, karanlık ve harap bir yerdir. Işıksız ve boğucu görünümü Selim’in içini karartmıştır.
2. Selim, tarlayı almadan önce tarla ne haldeydi?
Kısa Cevap: Tarla bakımsız, sulak ve tamamen ekilmemiş bir haldeydi.
Cevap: Selim, tarlayı almadan önce orası bir kovalık, âdeta bir bataklıktı; su basmış, hiçbir şey ekilmemiş, öylesine bakımsızdı ki bir köpek bağlansa bile durmazdı. Selim bu verimsiz toprağı yıllar içindeki emeğiyle böyle bir hale getirdi.
3. Karısıyla birlikte çalışan Selim, tarlada ne gibi değişiklikler yapmıştır?
Kısa Cevap: Dam, ahır, arabalık ve samanlık yapmış; hendekler kazıp her yeri çiçeklendirmiştir.
Cevap: Selim, karısıyla birlikte önce başlarını sokacakları bir dam yapmış, sonra sırasıyla ahır, samanlık ve arabalık eklemiştir. Su basmasın diye tarlanın çevresine hendekler kazmış, bir kuyu açtırıp motor kurdurmuş, ayrıca tarlayı çeşit çeşit çiçek ve fidanla süslemiştir.
4. Avukat, Selim’in tarlasını neye benzetmiştir? Neden?
Kısa Cevap: Avukat, özenle işlenmiş olması nedeniyle tarlayı kınaya benzetmiştir.
Cevap: Avukat, Selim’in tarlasını kınaya benzetmiştir; çünkü o yörede iyi işlenmiş, bakımlı topraklara “kına gibi” denir. Selim’in tarlası da bu kadar özenli işlendiği için bu benzetmeyi hak etmiştir.
5. Avukat niçin Selim’i anmaktadır?
Kısa Cevap: Avukat, işlenmemiş bir toprak gördükçe Selim’in emeğini hatırladığı için onu anar.
Cevap: Avukat, yıllar sonra bile işlenmemiş, bakımsız bir arazi gördüğünde aklına hemen Selim gelir; çünkü Selim’in elinden geçen her toprağın güzelleştiğine şahit olmuş. Bu yüzden çorak bir tarla görünce “Selim olsa, bu tarlayı ne güzel yapardı” diyerek onu anar.
3. Etkinlik
Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Kısa Cevap: Metin, Selim’in çorak bir tarlayı emek vererek bakımlı bir bahçeye dönüştürmesini anlatır; ana fikri emek ve azimle her işin güzelleştirilebileceğidir.
Metnin Konusu: Selim’in çorak bir tarlayı emek vererek bakımlı bir bahçeye dönüştürmesi.
Metnin Ana Fikri: Emek ve azimle her toprak, her iş güzelleştirilebilir.
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 167 Cevapları Hecce Yayıncılık
4. Etkinlik
Okuduğunuz “Selim’i Anarken” adlı metindeki hikaye unsurlarını belirleyerek aşağıya yazınız.
Yer: Selim’in tarlası ve avukatın yazıhanesi
Zaman: Tapu keşfi için tarlaya gidilen ayın on yedisi
Kişiler/Varlıklar: Selim, karısı, avukat, yargıç ve tapu memurları
Olay Örgüsü:
- Selim’in elinde çiçeklerle avukatın yazıhanesine gitmesi
- Selim ile avukatın büroda sohbet etmesi
- Avukat, yargıç ve memurların tapu işlemi için Selim’in tarlasına gitmesi
- Tarlanın incelenmesi, ardından oturulup ikramların yenmesi
- Yıllar sonra avukatın Selim’le karşılaşması ve onu her zaman andığını söylemesi
5. Etkinlik
Okuduğunuz metindeki gerçek ve kurgusal unsurları tespit ediniz. Tespit ettiğiniz gerçek ve kurgusal unsurları aşağıya yazınız.
Gerçek Unsurlar:
- Hukukla ve tapuyla ilgili terimler (tapu, tutanak, keşif)
- Kilizman ve Ödemiş gibi gerçek şehir/köy adları
- İtalyan domates fidesi
- Tarımla ilgili terimler (hendek, kuyu, motor)
Kurgusal Unsurlar:
- Selim ve avukat gibi kurgusal karakterler
- Metinde anlatılan olaylar
8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 168 Cevapları Hecce Yayıncılık
Aşağıda metinde geçen deyimler verilmiştir. Deyimlerin karşılarında verilen anlamlardan doğru olanı işaretleyiniz ve deyimleri kendi cümlelerinizde kullanınız.
Kısa Cevap: Gözüne kestirmek “başarabileceğini ummak”, gönlünü etmek “razı etmek”, başını ağrıtmak “bunaltmak”, ayak basmak ise “bir yere ulaşmak” anlamındadır.
Cevap:
- gözüne kestirmek: Doğru anlam (a) Başarabileceğini ummaktır. Benim cümlem: Bu tarlayı ekip biçmeyi gözüme kestirdim.
- gönlünü etmek: Doğru anlam (b) Birini razı ve hoşnut etmektir. Benim cümlem: Uzun bir konuşmadan sonra babamın gönlünü edip izin aldım.
- başını ağrıtmak: Doğru anlam (b) Gereksiz sözlerle birini bunaltmaktır. Benim cümlem: Aynı konuyu tekrar tekrar anlatarak arkadaşımın başını ağrıttım.
- ayak basmak: Doğru anlam (a) Bir yere varmak, ulaşmaktır. Benim cümlem: Yıllar sonra doğduğu köye tekrar ayak bastı.

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 169 Cevapları Hecce Yayıncılık
7. Etkinlik
Sınıfınızda “emek”, “tembellik” ve “çalışkanlık” kelimelerinin size çağrıştırdıklarıyla ilgili bir konuşma yapınız. Konuşmanızda eleştirel konuşma stratejisini uygulayınız. Konuşmanızda ele aldığınız konuyu olumlu ya da olumsuz yanlarıyla, tarafsız bir bakış açısıyla değerlendirerek farklı fikirler ve yaklaşımlar üretiniz. Konuşmalarınızda uygun geçiş ve bağlantı ifadeleri kullanmaya özen gösteriniz.
Kısa Cevap: Emek ve çalışkanlık başarıya götürürken tembellik fırsatları kaçırtır.
Cevap: Emek, tembellik ve çalışkanlık hayatımızı doğrudan etkileyen kavramlardır. Emek hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan güçken çalışkanlık bu emeği sürdürür, tembellik ise gelişimimizi yavaşlatıp fırsatları kaçırtır. Eleştirel bakıldığında sürekli çalışmak kadar dinlenmek de gereklidir; yine de başarıya giden yolun emek ve çalışkanlıktan geçtiği açıktır.
8. Etkinlik
Aşağıya “serbest yazma” yöntemini kullanarak seçeceğiniz bir konuda masal yazınız. Metni yazarken yazım kurallarına uymaya özen gösteriniz. Bu amaçla yazım kılavuzundan yararlanabilirsiniz. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizdeki yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.
Kısa Cevap: Orman hayvanları, kendilerini rahatsız eden bir avcıya karşı birlikte çalışarak ormanı korur ve gücün birlikten geldiğini öğrenir.
Cevap:
Birlikten Doğan Güç
Bir zamanlar büyük bir ormanda Aslan, Kurt, Sincap, Fare, Kaplumbağa, Fil ve Zürafa yaşarmış. Ormanın huzuru, hayvanları sürekli rahatsız eden bir avcı yüzünden bozulmuş. Hayvanlar, kendilerini korumak için bir araya gelip çözüm aramaya başlamışlar.
Önce yeni bir kral seçmeyi düşünmüşler ancak kısa sürede her birinin farklı bir yeteneği olduğunu fark etmişler. Aslan cesaretiyle, Kurt hızıyla, Sincap zekasıyla, Fare çevikliğiyle, Kaplumbağa sabrıyla, Fil gücüyle ve Zürafa uzun boyuyla ormana yardım edebilirmiş.
Bu yüzden en doğru kararın birlikte çalışmak olduğuna karar vermişler. Her hayvan kendi yeteneğini kullanarak avcının tuzaklarını bozmuş, hareketlerini izlemiş ve ormanı korumuş.
Sonunda avcı ormanı terk etmiş ve hayvanlar, tek bir lider yerine dayanışmanın onları daha güçlü kıldığını anlamışlar. Böylece ormanda yeniden huzur sağlanmış.










