8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 176-180-181-182-183 Cevapları Hecce Yayıncılık

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 176-180-181-182-183. Cevapları Hecce Yayıncılık bölümünde, ders kitabı sayfa 176-177-178-179-180-181-182-183 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “Birey-Toplumsallık Metni Cevapları” sayfalarını hazırladık. Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 176-180-181-182-183. Cevapları soruları dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.


Birey-Toplumsallık Metni Cevapları

5. Tema Vatandaşlık: Bu denemede, bireyin özgürleşme yolunun aslında toplumdan kopmaktan değil topluma üretken bir şekilde katılmaktan geçtiğini birlikte okuyacağız.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 176 Cevapları Hecce Yayıncılık

Hazırlık Çalışması

Sınıfınızda birey toplum ilişkisi konusunda bir tartışma ortamı oluşturunuz. Tartışma sonucunda ulaşılan sonuçların doğru olduğunu düşünüyor musunuz? Nedenleriyle açıklayınız.

Kısa Cevap: Birey ile toplum karşılıklı bir ilişki içindedir ve birey toplumsal kurallara uymak zorundadır.

Cevap: Birey ve toplum birbiriyle sürekli etkileşim içindedir; bireyler bir araya gelerek toplumu oluşturur. Bu yüzden birey ile toplum her zaman birbirine ayak uydurmak zorundadır ve toplumsal kurallara bireylerin uyması gerekir. Tartışmamızın sonunda ulaştığımız bu sonucun doğru olduğunu düşünüyorum; çünkü kuralsız bir toplumda bireylerin bir arada huzurla yaşaması mümkün değildir.


Farklı bir sayfa mı arıyorsunuz?
İhtiyacınız olan içeriğe aşağıdaki ana kaynaklardan ulaşabilirsiniz:

8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 180 Cevapları Hecce Yayıncılık

1. Etkinlik

Okuduğunuz metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarını aşağıya yazınız. Metindeki anlamını bilmediğiniz kelime ya da kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Anlamını öğrendiğiniz yeni kelime/kelime gruplarını sözlüğünüze yazınız. Öğrendiğiniz kelimeleri birer cümlede kullanınız.

Kısa Cevap: Metindeki güç kelimeler kanımca, tümce, sav, rastlantı, uygarlık, çağdaş ve pekiştirmedir.

Cevap:

  • Kanımca: Bence, düşünceme göre. Cümlem: Benim kanımca bu işte çok yükseleceğiz.
  • Tümce: Cümle. Cümlem: Öğretmen yazdığı tümceleri ögelerine ayırmamızı istedi.
  • Sav: İddia, tez. Cümlem: Herkes kendi savını hazırlayıp tartışmaya öyle geldi.
  • Rastlantı: Tesadüf, önceden planlanmayan karşılaşma. Cümlem: Rastlantılar bizleri bir araya getirdi.
  • Uygarlık: Medeniyet. Cümlem: Uygarlık tarihinin önemli isimlerini andık.
  • Çağdaş: Modern, günümüze uygun. Cümlem: Ülkemiz çağdaş bir toplum olma yolunda ilerliyor.
  • Pekiştirme: Güçlendirme, sağlamlaştırma. Cümlem: Öğretmenimiz anlatılanları pekiştirmemizi istedi.

2. Etkinlik

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre cevaplayınız.

1. Yazara göre insanın bireyselleşme yolundaki özlemleri nelerdir?

Kısa Cevap: Ekonomik, düşünce, inanç, gezme ve iş seçme özgürlüğü gibi özlemlerdir.

Cevap: Yazara göre insanın bireyselleşme yolundaki özlemleri; ekonomik özgürlük, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, gezme ve dolaşma özgürlüğü, konuşma özgürlüğü ve iş seçme özgürlüğü gibi özlemlerdir. Yazar bu özlemlerin saymakla bitmeyeceğini belirtir.

2. Metne göre özgürlüğün yolunu açan nedir?

Kısa Cevap: Özgürlüğün yolunu üretkenlik, yani eğitim ve öğrenim yoluyla kazanılan üretme gücü açar.

Cevap: Yazara göre insanı bireyselleştiren en gerçekçi özlem, ona üretken olma onurunu kazandıracak eğitim ve öğrenim özlemidir. Sokrates’in de belirttiği gibi kişi, başkalarından iyi bildiği ve iyi yapabildiği şeyle özgürdür; bu yüzden üretkenlik doğrudan özgürlüğün yolunu açar.

3. Yaşam savaşında bizi ayakta tutan şey yazara göre nedir?

Kısa Cevap: Yaşam savaşında bizi ayakta tutan, toplumun desteği ve bize kazandırdıklarıdır.

Cevap: Yazara göre insan, tıpkı arılar ve karıncalar gibi toplumsal bir varlıktır; doğayı, dili, güveni, dayanışmayı ve özgürlüğü bile topluma borçludur. Bu yüzden yaşam savaşında bizi ayakta tutan şey, toplumun bize sağladığı destek ve kazanımlardır.

4. Yazar hangi sözleri adamakıllı sözler olarak nitelendiriyor? Neden?

Kısa Cevap: Yazar, “vatan borcu, namus borcu, insanlık borcu” sözlerini adamakıllı bulur.

Cevap: Yazar, “vatan borcu… namus borcu… insanlık borcu…” sözlerini adamakıllı sözler olarak nitelendirir; çünkü insan topluma her şeyi borçludur ve topluma karşılık bir şey vermezse denge bozulur, yaşam anlamını yitirir. Bu sözler, insanın topluma olan bu borcunu hatırlattığı için ona anlamlı gelir.

5. Sizce toplumun bireylere kazandırdığı ahlaki ve kültürel değerler nelerdir?

Kısa Cevap: Toplum; bireylere birlik, dayanışma, güven ve saygı gibi ahlaki ve kültürel değerler kazandırır.

Cevap: Toplumun bireylere kazandırdığı ahlaki ve kültürel değerlerin başında birlik ve beraberlik gelir. Bunun yanında yardımlaşma, paylaşma, güven duyma ve büyüklerine saygı gösterme gibi değerleri de toplum içinde yaşayarak öğreniriz.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 181 Cevapları Hecce Yayıncılık

3. Etkinlik

Aşağıdaki soruları cevaplayarak okuduğunuz metnin türünü belirleyiniz.

1. Metinde anlatılanlar insanları ya da toplumu mu ilgilendirmektedir?

Kısa Cevap: Metin, insanları ilgilendiren bir konuyu ele almaktadır.

Cevap: İnsanları ilgilendirmektedir.

2. Anlatılmak istenen düşünce, samimi bir dille mi anlatılmıştır?

Kısa Cevap: Düşünce, samimi ve içten bir dille anlatılmıştır.

Cevap: Evet, samimi ve içten bir dille anlatılmıştır.

3. Yazar metinde anlattığı düşüncelerle ilgili kanıtlar sunarak anlattığı düşünceyi ispatlamaya çalışmış mıdır?

Kısa Cevap: Yazarın düşüncelerini kanıtlarla ispatlama kaygısı yoktur.

Cevap: Hayır, yazarın düşüncelerini kesin kanıtlarla ispatlama kaygısı yoktur.

4. Yazar kendi düşüncelerini mi yoksa başkasının düşüncelerini mi anlatmıştır?

Kısa Cevap: Metinde yazarın kendi düşünceleri anlatılmıştır.

Cevap: Yazar, kendi düşüncelerini anlatmıştır.

Metnin Türü: Deneme türünde yazılmıştır.


4. Etkinlik

Oyunları da okundu ama hikayeleri kadar beğenilmedi.

Yukarıdaki örnekten yararlanarak okuduğunuz metinden karşılaştırma cümleleri bularak aşağıya yazınız.

Kısa Cevap: İnsan yaşamı arılarla, aynadaki bugünkü görüntümüz çocukluğumuzla, üretken bireyler ise diğerleriyle karşılaştırılır.

Cevap:

  • “İnsan yaşamı, toplumsal bir yaşam. Arılarınki, karıncalarınki gibi…” — insan yaşamı arıların ve karıncaların yaşamıyla karşılaştırılır.
  • “Çocukluğumuza, gençliğimize pek de benzemeyen aynadaki görüntümüz…” — aynadaki bugünkü görüntümüz, çocukluk ve gençlik hâlimizle karşılaştırılır.
  • “Üretken toplumlar, üretken bireylerdir çağımızda, ötekilerden daha özgür, daha az bağımlı, daha çok saygın olanlar.” — üretken bireyler, “daha özgür, daha az bağımlı, daha çok saygın” sözleriyle diğer bireylerle karşılaştırılır.

5. Etkinlik

Yazarın metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerini kullandığını işaretleyiniz. Bu düşünceyi geliştirme yolunun kullanıldığını nasıl anladınız? Açıklayınız.

Kısa Cevap: Yazar metinde tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme ve benzetme yollarının hepsini kullandı.

Cevap:

  • Tanımlama: Kullanıldı. Yazar, “ad, uğraş, öğrenim, ilgililik, ilişkinlik gibi tanıtlamalar bireyi birey yapan ögelerdir” diyerek bireyi birey yapan unsurları tanımlar.
  • Örneklendirme: Kullanıldı. Yazar, bireyselleşme özlemini “ekonomik özgürlük, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, gezme, dolaşma, konuşma özgürlüğü, iş seçme özgürlüğü” gibi somut örneklerle açıklar.
  • Tanık gösterme: Kullanıldı. Yazar, kendi görüşünü desteklemek için Sokrates’in “Kişi, başkalarından iyi bildiği, iyi yapabildiği şeyle özgürdür.” sözünü aktararak bir düşünürü tanık gösterir.
  • Benzetme: Kullanıldı. Yazar, insan yaşamını “arılarınki, karıncalarınki gibi” toplumsal bir yaşama benzetir.

”8.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 182 Cevapları Hecce Yayıncılık

6. Etkinlik

Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Cümlelerin altlarına anlatım bozukluğunun nedenini yazınız. Cümlelerdeki anlatım bozukluklarını düzelterek cümleleri yeniden yazınız.

Kısa Cevap: Cümlelerdeki bozukluklar sırasıyla eksik özne, eksik nesne, eksik dolaylı tümleç, eksik yüklem, eksik ek eylem, yanlış fiilimsi kullanımı ve “daha” sözcüğünün eksikliğinden kaynaklanır.

Cevap:

  1. Bu dergide hem yanlışlar var hem de okunacak gibi değil. Sebep: Eksik özne (ikinci cümlenin öznesi söylenmemiş). Doğrusu: Bu dergide hem yanlışlar var hem de dergi okunacak gibi değil.
  2. Babalar çocuklarına hep inanır, kolayca bağışlar. Sebep: Eksik nesne. Doğrusu: Babalar çocuklarına hep inanır, onları kolayca bağışlar.
  3. Çocuklarını yanına çağırdı ve hediyeler dağıttı. Sebep: Eksik dolaylı tümleç. Doğrusu: Çocuklarını yanına çağırdı ve onlara hediyeler dağıttı.
  4. Bugünkü sınava ben, yarınkine Emre girecek. Sebep: Eksik yüklem. Doğrusu: Bugünkü sınava ben gireceğim, yarınkine Emre girecek.
  5. Arkadaşlarım çok çalışkan, ama umutlu değildi. Sebep: Eksik ek eylem. Doğrusu: Arkadaşlarım çok çalışkandı, ama umutlu değildi.
  6. Bütün gün dergi okuma ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor. Sebep: Yanlış fiilimsi kullanımı. Doğrusu: Bütün gün dergi okumak ve televizyon izlemek çok hoşuma gidiyor.
  7. Resim yapmayı senden çok severim. Sebep: Karşılaştırma bildiren “daha” sözcüğünün eksikliği. Doğrusu: Resim yapmayı senden daha çok severim.

7. Etkinlik

Sınıfınızda “günümüzde bireylerin kendileri gibi olması ve kendilerini birey gibi ifade etmelerinin önündeki engellerin neler olduğu” konulu bir konuşma yapınız. Konuşmanızda empati kurma stratejisini uygulayınız. Bu stratejiyi uygulayabilmek için kendinizi ifade engelleri olan bireylerin yerine koyup neler hissettiklerini, yaşadıklarını, düşündüklerini anlatmaya çalışınız.
Konuşmanız sırasında beden dilinizi etkili kullanmaya özen gösteriniz. Beden dilini etkili kullanmanın konuşmacının vermek istediği sözlü olmayan mesajları iletmeyi kolaylaştıracağını unutmayınız. Konuşmalarınızda kelimeleri anlamlarına uygun kullanmaya özen gösteriniz.

Kısa Cevap: Bireyleri kendilerini ifade etmekten alıkoyan en büyük engeller, başkalarının onayını arama isteği ve sosyal medyanın mükemmel görünme baskısıdır.

Cevap: Günümüzde bireylerin kendileri gibi olmasının önünde engeller vardır; çevre beklentilerine göre hareket etmek gerçek düşünce ve duygularımızı ifade etmeyi zorlaştırır. Başkalarının onayını arama isteği ve sosyal medyanın mükemmel görünme baskısı bireyin gerçek benliğini geri plana iter. Empati kurduğumuzda bu kaygı ve çekingenliği anlayıp kendilerini ifade etmeleri için destek olabiliriz.


8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 183 Cevapları Hecce Yayıncılık

8. Etkinlik

“Kişi; başkalarından iyi bildiği, iyi yapabildiği şeyle özgürdür.” cümlesi ile ifade edilen görüşe katılıyor musunuz? Neden? sorularından hareketle sınıfınızda bir tartışma ortamı oluşturunuz. Tartışma sırasında okuduğunuz metinden hareketle ulaştığınız olumlu ya da olumsuz her türlü düşünceyi nezaket kuralları içerisinde ifade ediniz.
Tartışmanın ardından aşağıya konu hakkındaki düşüncelerinizi anlattığınız bilgilendirici bir metin yazınız. Yazınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz. Metninizi gözden geçirirken varsa metninizde yazım, noktalama hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltiniz. Yazdığınız metni sınıfta arkadaşlarınıza okuyunuz.

Kısa Cevap: Kişi, gerçek özgürlüğüne ancak kendi bilgi ve becerisini kullanabildiği alanda kavuşur.

Cevap:

Bilgi ve Becerinin Sağladığı Özgürlük

“Kişi; başkalarından iyi bildiği, iyi yapabildiği şeyle özgürdür.” sözünün doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü insanların gerçek özgürlüğü, kendi bilgi ve becerilerini kullanabildikleri alanlarda ortaya çıkar.

Herkesin farklı yetenekleri vardır ve birey, kendi alanında kendini geliştirdikçe daha özgür hisseder. Bir işi iyi yapmak, o alanda söz sahibi olmayı ve kendini rahatça ifade etmeyi sağlar. Örneğin bir müzisyen, enstrümanını ustalıkla çaldığında müzik aracılığıyla kendini özgürce ifade eder; aynı durum bir yazar ya da ressam için de geçerlidir.

Kısacası, kişi kendi yeteneklerini keşfettiğinde ve geliştirdiğinde hem daha güçlü hem de daha özgür olur.


Sonraki Ödevler