7.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 48-49-50-51 Cevapları 2.Kitap

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 48-49-50-51 Cevapları 2. Kitap bölümünde, ders kitabı sayfa 48, 49, 50, 51 konularına ait cevapları bulabilirsiniz. “Ülkemizde Demokrasinin Gelişimi” Öğrenmenizi pekiştirmek ve anlamanızı kolaylaştırmak için 7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 48-49-50-51 Cevapları MEB Yayınları sorularını dikkatlice inceleyin. Başarınızı artırın.




Ülkemizde Demokrasinin Gelişimi: Cumhuriyet ve Anayasa Cevapları

⚠️ DİKKAT: Bu Sayfa 2. Kitaptır (2. Dönem)

Eğer 1. Kitap (1. Dönem) cevaplarını arıyorsanız, aşağıdaki butona tıklayarak içindekiler sayfasına gidebilirsiniz.

7. Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Kitap Sayfaları

4. Öğrenme Alanı- Yaşayan Demokrasimiz: Bu bölümde TBMM’nin açılışından Cumhuriyet’in ilanına, 1924 Anayasası’ndan çok partili hayata geçiş denemelerine kadar ülkemizin demokrasi tarihindeki kilometre taşlarını inceliyoruz.
Önceki Sayfalar: 42-43-44-45-46-47
Sonraki Sayfalar: 52-53


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 48 Cevapları İkinci Kitap

Öğrenelim

Etkinlikte ulaştığınız kavramların numaralarını aşağıda verilen örnek durumların başında yer alan kutucuklara yazarak eşleştiriniz.

  1. Şehirde yapılacak yeni parkın yerine karar vermek için belediye, vatandaşların görüşlerini alacağı bir toplantı düzenledi. → Katılımcılık (5)
  2. Okul yönetimi, öğrencilerin kültürel değerlerini yaşatmaları için kendi yörelerine özgü çeşitli etkinlikler gerçekleştirebilecekleri programlar hazırladı. → İnsan Haklarına Saygı (4)
  3. Hatalı park yapan belediye başkanına diğer vatandaşlar gibi cezai işlem uygulandı. → Hukukun Üstünlüğü (8)
  4. Mecliste farklı görüşe sahip siyasi parti grupları bir araya gelerek projeler üzerinde fikir alışverişi yaptı. → Çoğulculuk (6)
  5. Ülkenin geleceğini ilgilendiren yeni yasa teklifi meclis genel kurulunda milletvekilleri tarafından tartışılarak karara bağlandı. → Milli Egemenlik (1)
  6. Mahallede yapılan muhtarlık seçimlerinde altı aday kıyasıya yarıştı. → Seçme ve Seçilme Hakkı (7)
  7. Vatandaşlar çevrim içi ortamlarda düşüncelerini yasal sınırlar içinde serbestçe paylaştı. → Özgürlük (3)
  8. Aynı işe başvuran kişiler, cinsiyetlerine veya kökenlerine bakılmadan yalnızca yeterliliklerine göre değerlendirildi. → Eşitlik (2)

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 48 Cevapları 2. Kitap

Kısa Cevap: Kutucuklara sırasıyla 5, 4, 8, 6, 1, 7, 3, 2 yazılır.

Cevap: Kavram numaraları bir önceki bulmacadaki sıraya göredir (1 Milli Egemenlik, 2 Eşitlik, 3 Özgürlük, 4 İnsan Haklarına Saygı, 5 Katılımcılık, 6 Çoğulculuk, 7 Seçme ve Seçilme Hakkı, 8 Hukukun Üstünlüğü). Örnek durumların hangi kavramla eşleştiği yukarıdaki listede gösterilmiştir. Her durum, demokrasinin öğrendiğimiz sekiz temel niteliğinden birini günlük hayattan bir olayla örneklendirmektedir.


Tbmm’nin Açılması

Ülkemizde demokrasinin gelişimi ile ilgili verilen metinleri inceleyerek etkinlikleri yapınız.
20. yüzyıl başında Osmanlı Devleti’nin yıkılış süreci ve I. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan Milli Mücadele, siyasi bir dönüşüm için zemin hazırlamıştır. Bu dönüşüm sürecinde egemenliğin millete ait olacağı fikri ön plana çıkmıştır. 23 Nisan 1920 tarihinde Türk halkının desteği ve bin bir güçlükle Ankara’ya gelebilen milletvekillerinin katılımı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) resmen açılmıştır (Görsel 4.40). Bu Meclis, milletin iradesini temsil eden ilk kurum olarak demokratikleşme sürecinin temel taşı olmuştur.

Kaynak D
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde toy adıyla ortaya çıkan ve İslamiyet ile birlikte Divan ismini alan meclis, 1876 yılında ilan edilen I. Meşrutiyet ile günümüzdeki şekline dönüşmüştür. Bu tarihten itibaren gelişmeye ve kuvvetlenmeye başlayan meclis, II. Meşrutiyet ile birlikte önemli bir yol kat etmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Büyük Millet Meclisi, halk tarafından kurulan halk hükumeti olarak ifade edilen demokrasinin tarihimizdeki ilk gerçek tezahürüdür (Görsel 4.41). Büyük Millet Meclisi Milli Mücadeleyi başarıyla yönetmiştir. Tüm olumsuz şartlara ve imkansızlıklara rağmen yönettiği bu savaşı kazanarak Türk halkının kurtuluşunu sağlamıştır. Bundan dolayı Büyük Millet Meclisine “Gazi Meclis” unvanı verilmiştir.
(Doğan, 2021, s. 34)

Bilgi Notu
Kuruluşundan itibaren Büyük Millet Meclisi adıyla faaliyet gösteren meclis, 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile “Türkiye Büyük Millet Meclisi” (TBMM) adını alarak resmiyet kazanmıştır.


Farklı bir sayfa mı arıyorsunuz?
İhtiyacınız olan içeriğe aşağıdaki ana kaynaklardan ulaşabilirsiniz:

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 49 Cevapları İkinci Kitap

Tbmm’nin Açılması

Kaynak D’de yer alan bilgilerden yola çıkarak meclisin açılmasının demokrasiye etkisini açıklayınız.

Kısa Cevap: Meclisin açılması, egemenliğin halka ait olduğu bir yönetime geçişin başlangıcı oldu.

Cevap: TBMM’nin açılmasıyla ilk kez halkın seçtiği temsilciler ülke adına karar almaya başladı. Bu, egemenliğin bir kişide veya zümrede değil, doğrudan millette olduğu anlayışının gerçek hayata geçmesini sağladı. Meclis, Milli Mücadeleyi başarıyla yöneterek halk iradesinin en güçlü kararları bile alabileceğini gösterdi ve bugünkü demokratik yönetimimizin temelini oluşturdu.


Cumhuriyet’in İlanı

Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük çabaları sonucunda 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesi ülkemizin demokrasi yolculuğunda attığı en önemli adımdır (Görsel 4.42). Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte halk kendi temsilcilerini seçme ve ülke yönetiminde doğrudan söz sahibi olma hakkını kazanmıştır. Böylece milli egemenlik ilkesi gerçek anlamda hayat bulmuştur. Ayrıca cumhuriyet, tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğunu vurgulayarak ayrıcalıkları kaldırmış; herkese oy kullanma, seçme ve seçilme gibi temel hakları tanımıştır. Bireylerin düşünce, inanç ve ifade özgürlükleri güvence altına alınmış, demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olan özgürlükler genişletilmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla Türkiye, kendi kendini yöneten her bireyin eşit ve özgür olduğu modern bir demokrasiye doğru kararlı adımlar atmıştır.

Kaynak E
Cumhuriyetin ilan edildiği gün mecliste hararetli konuşmalar yaşandı. Kimi milletvekilleri cumhuriyet yönetimine geçilmesini desteklerken kimileri de buna karşı çıkmaktaydı. O gün mecliste konuşma yapanlardan biri de Abdurrahman Şeref Bey idi (Görsel 4.43). Şeref Bey konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Hükumet biçimlerini birer birer saymak gereksizdir. Egemenlik sınırsız ve koşulsuz ulusundur, kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad kimilerine hoş gelmezmiş, varsın gelmesin!”
(Turan, 1992, s. 297)


1924 Anayasası

Anayasa, devletin yapısını ve işleyişini düzenleyen en temel kanundur. Türk tarihinde önemli bir adım olan 1921 Anayasası, 20 Ocak 1921’de kabul edilmiştir. Bu anayasa, milli egemenliği esas alan ilk anayasa olup meclisin yetkilerini, görevlerini ve yeni devletin temel yapısını belirlemiştir. Toplam 23 maddeden oluşan 1921 Anayasası’nda “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadesi yer almıştır. Cumhuriyet’in ilanı (1923), halifeliğin kaldırılması (1924) gibi önemli değişikliklerden sonra 1921 Anayasası’nın artık ihtiyaçlara cevap veremediği görülmüş; eksikliklerini gidermek, değişen koşullara ve toplumun ihtiyaçlarına ayak uydurmak için yeni bir anayasa hazırlanması gerekli görülmüştür.
1924 Anayasası, 20 Nisan 1924’te kabul edilen ve cumhuriyet rejiminin hukuki temelini güçlendiren Türkiye’nin ikinci anayasasıdır. 1921 Anayasası’nın yerine geçerek devletin yapısını daha ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Kanun önünde eşitliği benimsemiş, uzun süre yürürlükte kalmış ve belirli dönemlerde değişikliklere uğramıştır.


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları İkinci Kitap

1924 Anayasası

Kaynak F
1924 Anayasası’nın bazı maddeleri
Madde 3: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Madde 10: Milletvekili seçmek, yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türkün hakkıdır.
Madde 11: Otuz yaşını bitiren kadın, erkek her Türk mebus seçilebilir.
Madde 31: Türkiye Cumhurbaşkanı, Büyük Millet Meclisi tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir.
Madde 54: Yargıçlar, bütün davaların görülmesinde ve hükmünde bağımsızdırlar ve bu işlerine hiçbir türlü karışılamaz.
Madde 69: Türkler kanun karşısında eşittirler ve ayrıksız kanuna uymak ödevindedirler. Her türlü grup, sınıf, aile ve kişi ayrıcalıkları kaldırılmıştır ve yasaktır
Madde 75: Hiçbir kimse felsefe inanından, din ve mezhebinden dolayı kınanamaz. Güvenliğe ve edep törelerine ve kanunlar hükümlerine aykırı bulunmamak üzere her türlü din törenleri serbesttir.
Madde 87: Kadın, erkek bütün Türkler ilköğretimden geçmek ödevindedirler.
(anayasa.gov.tr)

Tabloda verilen demokrasinin niteliklerini Kaynak F’de verilen 1924 Anayasası’nın ilgili olduğu maddesi ile eşleştiriniz. Maddelerinin demokrasinin hangi niteliği ile ilgili olduğunu madde numaralarını tabloda uygun yerlere yazarak gösteriniz. Uygun olmak şartı ile bir niteliği birden fazla madde ile eşleştirilebilirsiniz.

Kısa Cevap: İnsan haklarına saygı-75, Özgürlük-75, Eşitlik-69, Hukukun üstünlüğü-54, Milli egemenlik-3, Katılımcılık-10 ve 11, Seçme ve seçilme hakkı-10 ve 11.

Cevap:
7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 50 Cevapları 2. Kitap
Madde 3 egemenliğin millette olduğunu söylediği için milli egemenlikle, Madde 10 ve 11 vatandaşların oy kullanıp aday olabilmesini düzenlediği için hem katılımcılık hem seçme-seçilme hakkıyla, Madde 54 yargının bağımsızlığını güvence altına aldığı için hukukun üstünlüğüyle, Madde 69 herkesin kanun önünde eşit olduğunu söylediği için eşitlikle, Madde 75 ise din ve vicdan konusunda kimsenin kınanamayacağını ve din törenlerinin serbest olduğunu belirttiği için hem insan haklarına saygıyla hem özgürlükle ilişkilidir.


Çok partili hayata geçiş denemeleri, Türkiye’de demokrasinin gelişmesi açısından önemli adımlar olmuştur. Demokrasilerde ortak düşünce ve görüşlere sahip kişilerin oluşturduğu siyasi partiler, farklı fikirlerin temsil edilmesini ve yönetimin denetlenmesini sağlayan unsurlardır. Türkiye’nin ilk siyasi partisi, 9 Eylül 1923’te kurulan Halk Fırkasıdır. Cumhuriyet’in ilanından sonra partinin adı Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirilmiştir. Zamanla parti içinde ortaya çıkan görüş ayrılıkları, yeni siyasi partilerin kurulmasına zemin hazırlamıştır. Bu süreçte kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Türkiye tarihinin ilk muhalefet partisi olmuştur. Ancak dönemin siyasi ve toplumsal şartları nedeniyle faaliyetlerine son verilmiştir. Bu gelişmeler, Türkiye’de çok partili demokratik yaşama geçiş sürecinin ilk denemeleri olarak değerlendirilmektedir (Görsel 4.44).


7. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 51 Cevapları İkinci Kitap

Öğrenelim

Mustafa Kemal Atatürk’ün desteğiyle 1930 yılında kurulan bir diğer parti de Serbest Cumhuriyet Fırkasıdır. Ancak o da ülkede yaşanan olumsuzluklar neticesinde kapanmak zorunda kalmıştır (Görsel 4.45). Demokrasinin daha iyi uygulanabilmesi adına büyük umutlarla atılan adımlar toplumsal ve siyasal zeminin henüz demokratik olgunluğa erişememesi nedeniyle amacına ulaşamamıştır.

Kaynak G
Mustafa Kemal Atatürk’ün Serbest Cumhuriyet Fırkasının kuruluş günlerinde Fethi Okyar’a söylediği sözler şöyledir:
“Memlekette muhalif bir parti oluşturmak gereklidir. Böyle bir parti kurulursa Mecliste tartışma daha serbest olur. Örneğin siz, böyle bir partinin başına geçerseniz bildiklerinizi serbestçe Mecliste söylersiniz; bu yolla uygulamada görülen birçok hatanın önü alınmış olur.”
(atam.gov.tr)

Atatürk’ün sözünden yararlanarak birden fazla siyasi partinin kurulmasının demokrasi açısından önemini açıklayınız.

Kısa Cevap: Çünkü muhalefet, hataların görülüp düzeltilmesini sağlar.

Cevap: Atatürk’ün de belirttiği gibi, tek parti varsa yapılan hatalar kolayca fark edilmeyebilir. Farklı bir parti kurulursa mecliste tartışma ortamı oluşur, herkes bildiğini rahatça söyleyebilir. Bu sayede yönetimdeki hatalar zamanında görülüp düzeltilir ve demokrasi daha sağlıklı işler.


Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesi

Atatürk; eğitim başta olmak üzere sosyal, kültürel ve ekonomik hayatın her alanında kadınların erkeklerle birlikte etkin rol alması gerektiğini savunmuştur. Bu amaçla Atatürk Dönemi’nde Türk kadınına bir çok konuda önemli hak ve özgürlük verilmiştir.
1926’da Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesiyle toplumsal ve ekonomik hayatta kadın ve erkek arasında eşitlik sağlanmıştır. Eşitlik ve demokrasinin tam olarak yerleşebilmesi için kadınlara siyasal hakların da tanınması gerekli görülmüştür. Bu doğrultuda Türk kadınına 1930’da belediye, 1933’te muhtarlık, 1934’te milletvekili seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır (Görsel 4.46). Böylece Türk kadını, birçok ülkeden daha önce siyasi haklara sahip olmuştur.

Bilgi Notu
Tarih boyunca Türk toplumunda kadının her zaman önemli ve saygın bir yeri olmuştur. Kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip olmuşlar siyasal ve sosyal hayatın birçok alanında etkin bir biçimde görev almışlardır. Örneğin kadınlar da erkekler gibi ata binmek, avlanmak, savaşmak gibi görevler üstlenmişlerdir. Ayrıca devlet yönetiminde de söz sahibi olmuşlardır. Hükümdarın eşi olan Hatun, hükümdarın yanında resmi törenlere katılmış, elçileri karşılamış ve gerektiğinde devleti temsil etmiştir. Buyrukların geçerli olabilmesi için “Hakan ve Hatun buyuruyor ki…” ifadesi mutlaka eklenmiştir (Görsel 4.47).



Sonraki Ödevler